27 Haziran 2016 Pazartesi

Hani İyi ki Vardım?

Hayatıma şekil vermem gerektiğini hissediyorum bugünlerde. Çünkü çok takıntılı oldum ve fark ettim ki hayatımı Bay Hacker'a göre yönlendiriyorum. Hayatımın merkezinde o var ve her şeyi ona göre planlıyorum. Artık buna bir son vermem lazım.
 
Bay Hacker'ı hayatımdan çıkarmayacağım. Çünkü buna daha hazır değilim ve ayrıca hayatımda olmasını istiyorum şu an. Ama merkezde o olmayacak. Öyle olmak zorunda. Çünkü daha çok gencim ve çok sevdim ama çok da yoruldum. Hayatımı ona göre yaşamaktan yoruldum. Hayat benim ama ben her planımı ona göre yapıyorum. Ona da kızamıyorum çünkü bundan haberi yok. Sadece bu kadar kör olmasına kızıyorum. Bir insanın yaptıklarımdan bir anlam çıkarmaması için aptal olması lazım. Benim Bay Hacker'a olan sevgimi belli etmek için yaptıklarımı dışarıdan bakan biri çok rahat anlayabilir ama Bay Hacker anlamıyor. Aslında bence anlıyor da anlamamazlıktan geliyor. İşte buna sinirleniyorum.

Eğer bir şeylerin farkındaysan çık karşıma de ki, senin bana karşı hissettiklerinin farkındayım. Bu kadar basit yani bu çok zor bir şey değil. Kaç yaşında adam, bunu söylemek bu kadar zor olmamalı. Olumsuzsa da de ki, ben sana karşı öyle bir şey hissetmiyorum. Ona da kabulüm. Yeter ki bir şey söylesin anlatabiliyor muyum? Boşu boşuna çırpınıyormuşum gibi hissetmek o kadar kötü ki anlatamam.

Yani demek istediğim; YORULDUM. O kadar yoruldum ki, hiçbir şey yapmak istemiyorum. Hiç kimseyle görüşmek istemiyorum. Hiçbir şey istemiyorum. 

Vee artık bir karar alma zamanı. Yenilenmem lazım. Ve bazı şeyleri hayatımdan çıkarmam lazım. Gereksiz insanları mesela, hayatımdan çıkarıp atmam lazım. Sonraa, sağlıklı beslenmem lazım. Kilo vermem lazım. Asıl önemlisi de, bundan sonra hayatımı kendi isteklerime göre yönlendireceğim. Çünkü bu hayat benim ve ben yaşıyorum. Bay Hacker'ı hayatımda istiyorum. Onunla olmak istiyorum. Birlikte olalım istiyorum. Ama şu an öyle bir şey olmadığı için ve ne kadar kötü düşünmek istemesem de öyle bir şeyin olmayacağını da bildiğim için, hayatımı kendi isteklerime göre yaşayacağım. Çünkü böyle olmak zorunda. Çünkü çok sevsem de kendimden vazgeçmek istemiyorum ve biraz daha böyle devam edersem kendimden de vazgeçicem. Yani hayatımın hiçbir önemi kalmayacak ve ben sadece onun için yaşayacağım.

İşte buna bir dur demek için, biraz hareketlenmem ve bir şeyler yapmam lazım. Başka türlü olmuyor. Kötüye gidiyorum ve iyileşmem lazım. İyileşmekten başka çarem yok. Çünkü karşımdaki insanın ne yaptığını ne yapmaya çalıştığını kimlerle görüşüp kimlerle görüşmediğini hala o kızla görüşüp görüşmediğini ve ayrılar mı değiller mi bilmiyorum. En önemlisi de net değil, bu yüzden kendimi toplamam lazım. 

Rahat biri olduğunu ve deli tarafının olduğunu söylüyor ama rahat biri değil. Sen rahatım diyorsan istediğin kişiyle birlikte olabilmen lazım. Etraftaki insanların ne dediğini ne düşündüğünü takmaman düşünmemen lazım. Ama inanmıyorum ki ben Bay Hacker o kadar rahat biri değil. 

Düşünüyorum sürekli, mesela biz birlikte olsak olamayız da. Çünkü bir yerden sonra ipler kopar. Çünkü bana değer vermiyor. Bilmiyorum belki de yanlış hissediyorum ama böyle düşünüyorum işte. Yanına gidiyorum tek başıma orada oturuyorum ama bir kere bile yanıma gelmiyor. Tamam arkadaşlarıyla oturuyor tamam beni de arada yanına çağırıyor ama ya bir gelsen bir otursan bir nasılsın desen... Çok bir şey istemiyorum ki. Yanıma oturduğu zaman beni dinlemiyor bile. Benim sorunlarım onun için hiçbir şey değil. Sorun değil onlar, bir çocuğun çocukça zırvalıkları ona göre, adım gibi eminim ki böyle düşünüyor. Çocuk değilim evet çok gencim ona göre ama asla çocuk değilim ve salak da değilim. Karşımdaki insanın düşüncelerini az çok tahmin edebiliyorum. İyiyi doğruyu yanlışı görebiliyorum. Yani ben onun gözünde değersizim. Cansın iyi ki varsın falan diyor ama lafta işte. Ama ben giderken de 'kusura bakma gelemedim yanına' Bu kaçıncı kusura bakmayışım biliyor musunuz? O son kusura bakacaksınız arkadaşlar sakın unutmayın.

Böyle ufak şeylere takılıp bu kadar üzülmeme rağmen hala deli gibi aklımdan çıkaramıyorum bu adamı ya en çok da o koyuyor. 

Yine daldım lafa. Yazının amacını unuttum.

Bakalım uygulayabilecek miyim söylediklerimi?


xoxo,
Lady

23 Haziran 2016 Perşembe

Ben artık gerçekten dayanamıyorum.
Artık kimin gerçekten arkadaşım olduğunu kimin ne çıkarı olduğunu anlamaya çalışmaktan yoruldum.
Şu hayatta değer verdiğim herkesten kazık yedim ve artık yıldım.
Değer veriyorum uğruna yapmadığım şey kalmıyor ama yine trip yiyen ve konuşulmayan kişi ben oluyorum. En sinir olduğum durumsa, şu an gidip sorsanız kendilerini haklı görecekler. Adım gibi eminim. Çünkü kimse karşısındaki insanın haklı olma ihtimaliyle ilgilenmez.
Arkadaşlarımı kaybediyorum tek tek. Düşünüyorum. Diyorum ki bişey mi yapıyorum. Ama yapmıyorum. Onlar için çabalamaktan başka bir şey yapmıyorum. Ama sadece istedikleri bir şeyi yapmadım diye kötü olan ben oluyorum. Konuşulmayan kişi ben oluyorum.
İşte o zaman aslında hiç benim düşündüğüm gibi yakın olmadığımızı görüyorum. Önce üzülüyorum ama sonra üzülmemem gerektiğini anlayıp üzülmüyorum.
Ve gerçekten üzülmüyorum. Çünkü üzülmeye bile değecek biri değillermiş onu görüyorum.
Gelelim Bay Hacker'a. Artık ne düşüneceğimi nasıl davranacağımı karıştırıyorum. Kendimde değilim ve artık çok bunaldım.
Bir güzel davranıp bir umurunda bile değilmişim gibi takılıyor sinir oluyorum.
Buna rağmen hala sürekli beynimin içinde ve ondan başka bir şey düşünemiyorum, buna da sinir oluyorum.
Kararsızlıktan nefret ediyorum ama uzun hem de çok uzun zamandır bu durumdayım ve sinir oluyorum.
Mutlu değilim, mutlu olamıyorum. Kimseyle görüşmek konuşmak istemiyorum. Hiçbir şey yapmak istemiyorum.
Depresyona falan mı giriyorum ben yoksa?
Bunalımda mıyım acaba şu an?