25 Temmuz 2015 Cumartesi

Hayat Beni Neden Yoruyorsun?

Selam!

Bugün bir konumuz var: EN YAKIN ARKADAŞININ SEVGİLİSİNİN HAYATINIZDAKİ YERİ.

Konu başlığımız değişebilir tabii ki ama içeriğini az çok tahmin etmişsinizdir herhalde.


Size benden örnek vererek anlatırsam daha iyi olacak sanırım.



En yakın arkadaşımın sevgilisi vardı. Sürekli birlikte takılıyorlardı ve oğlanda biraz fazla kıskançtı. Bu yüzden kız, kız arkadaşlarıyla bile buluşamıyordu. Yani şu kadarını söyliyim, okulda arkadaş çevremiz yok denecek kadar azdı bu oğlan yüzünden. Oğlanın takma adı ne olsun, Kıskanç olsun ya, basit bir şey olsun. Evet. Bizim bu Kıskanç, kız nereye giderse haberi olsun istiyordu, ailesinin yanına giderken bile olay çıkarttı niye gidiyorsun diye. Duble kıskanç yani. Benim canım arkadaşım da tabi artık sıkılmaya başladı ve BOMBA! Kıskanç geldi bizim kıza dedi ki "sen dinden falan uzaksın ben senin böyle olmanı istemiyorum!"

Hadiii. İşler değişti tabi. Biz kıskanç olduğu için yanıp tutuşurken beyimiz meğer dinden girmeye karar vermiş benim canım arkadaşıma.

Yemezler tabi.

Ayrıldılar tabi.

Çok üzüldü cancağızım. Bende o üzüldüğü için üzüldüm ama Kıskanç'tan ayrıldığı için de sevindim. Çünkü olmazdı. Çünkü çok sıkıyordu. Çünkü işe dini de karıştırmaya başladı. Metalciyim bilmem neyim diye takılan asi oğlanımız gitti, yerine bambaşka bir Kıskanç geldi.

İkisi ayrıldıktan sonra fark ettim ki, onlar birlikteyken ben arkadaşımla hiç vakit geçirememişim. Ve aslında biz o kadar da yakın değilmişiz. Bunun nedenini arkadaşıma bağlayamam. Tek sorumlusu Kıskanç'tır. Çünkü o bu kadar sıkmasaydı bu kızı, arkadaşlarıyla bu kadar uzak kalmazdı bu kızda.

Ayrılık sonrası biz daha yakın olduk tabi arkadaşımla. Beraber gezdik, eğlendik, yedik içtik alışveriş yaptık. Girl power yani.

Şimdi bu söyleyeceğim şey için bana bencil diyebilirsiniz ama, benim hayatımda hiç 'gerçek' arkadaşım olmadı. Hepsi çocuk gibiydi. Ben her zaman 'olgun' olan kızdım. Dolayısıyla arkadaşlıklarım okul bitene kadar sürdü.

Ama şimdi öyle değil. Şimdi canımın içinin 'gerçek' arkadaşım olduğunu hissettiğim için aramızın bozulmasından korkuyorum.


Kıskanç'la konuşmaya başladılar. O mutlu olacaksa bende mutlu olurum tabii ki ama tekrar eskisi gibi görüşememekten korkuyorum. Aramıza bu kara kedinin girmesinden korkuyorum. Sanırım ben arkadaşlarımı paylaşamıyorum. Ama arkadaş yoksunu bir insan olarak hakkım değil mi? Hakkım demiyim de, ne biliyim işte düşündüğüm şeyin yanlış olduğunu biliyorum ama maalesef böyle düşünmekten kendimi alamıyorum.

Sordum, bir daha onunla olmaz dedi. Bende biliyorum çünkü arkadaşımı tanıyorum ve Kıskanç'ı sevse de onunla olmayacağını o da biliyor. Ama öyle saatlerce konuştuklarını söyleyince birden içimi bir korku kapladı.

Bilmiyorum, bencilce düşünüyorum biliyorum ama Kıskanç'la olmaz. Yani Kıskanç gibi biriyle olmaz. Bu kadar kısıtlama bu kadar hayatına müdahale etme olmaz. Çok saçma.


Beni yanlış anlamayın. Hiç sevgilisi olmasın falan demiyorum zaten öyle demeye hakkım yok, o kadar da değil yani öh. Ama Kıskanç gibi biriyle olmaz. Çünkü çocuğu gördüm, tanıdım.




Şimdi soruyorum size. Aranızda benim gibi olan var mı yoksa sadece ben mi böyle bir psikolojideyim.


Bir diğer konu ise: NASIL KOLAY SEVGİLİ YAPILIR?

Bunu gerçekten bilmiyorum. Benim için hiç kolay olmuyor ama etrafıma bakıyorum millet iiüüf birinden ayrılıp biriyle birlikte oluyor. Ben neden bu kadar rahat olamıyorum bilmiyorum. Aslında biliyorum da, neyse...

Birilerinin bir ilişkiye başlayabilmesinin bu kadar kolay olması acı veriyor. Ben, kafamdaki sorularda boğarak öldürüyorum duygularımı. Kimseyi kendime layık görmüyor gibi görünüyorum dışarıdan ama aslında, kendimi kimseye layık görmüyorum.

Çekingenliğim ve kendime güvenimin az olması beni bu duruma düşürüyor. Karşımdaki insanla konuşurken heyecandan nefes almayı unutan ben, nasıl kolay sevgili yapabilirim allasen?

Sanırım bu konunun tek bir cevabı var: Öz güven patlaması yaşıyorsan sen de kolay sevgili yapabilirsin. 

Hani 'kendini satmak' derler ya, kötü anlamda değil tabi. Mesela bu terimi genelde çirkin dedikleri kızlar ya da erkekler için kullanırlar (ben kimseyi çirkin ya da güzel diye ayırmam. saçma bence) Mesela derler ki "çirkin falan ama bak kendini satmasını biliyor nasıl güzel anlatıyor.. bıdı bıdı"

Yani iş kendini anlatabilmekte bitiyor. Kesin net bilgi yayalım!

Ama işte bunlar bende yok.

Yazarak çok kolay anlatabilirim. Çok kitap okurum mesela, keman çalarım şarkı söylerim. Var işte bende de bişeyler. Nazik olmaktan mesela kırıldığım zamanlar olabilir. Elimde değil çünkü genime kodlanmış bir kere. Ama hiçbir zaman çıkıp da diyemedim ki "Ulan ben keman çalıyorum. MSM'de tiyatro eğitimi aldım lan ben! Okuyacak kitap kalmadı be!" diyemiyorum. Yok yapamıyorum. Kendimi satamıyorum.

O yüzden blog açtım ya zaten. Birilerinin yüzüne kendi hayatımdan bir şeyler anlatamıyorum. Utanıyorum belki de bilmiyorum ama anlatamıyorum işte.



Of çok konuştum.

İşte böyle. İçimi döktüm iyi oldu ama sizden de yazmanızı istiyorum. Sizde böyle şeyler yaşadınız mı ya da yaşıyor musunuz? Bu iki konuyla ilgili yorumlarınızı bekliyorum.





Lady öper,
xoxo



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder