28 Temmuz 2015 Salı

Sil


Hayatınızdan bir şeyleri silmeniz mümkün olsaydı silmek ister miydiniz? Bir an bir bakış bir gülüş bir kişi ne biliyim işte size acı verdiğini düşündüğünüz ya da artık sizin için bir şey ifade etmediğini düşündüğünüz bir an. Hiç silmek istediniz mi?

Tıpkı eternal sunshine of the spotless mind'daki gibi.

Silip kurtulmak, unutmak istediniz mi?

Ben istedim.

Sanki yaşadıklarım silinince ben daha mutlu olacağım gibi hissettim. Keşke o filmdeki hastane gerçekte olsa ve sildirebilsek dedim. Unutabilsek her şeyi. O an için güzel olan ama sonradan canımızı yakan o anıları. Silebilmeyi çok isterdim.

Benim mutluluklarımın sonu hep mutsuz bitti. Bir anının mutlu başlayıp mutsuz bitmesi ne demek biliyor musunuz? Hani derler ya mutluluktan midemde kelebekler uçuşuyor diye, işte bende başta böyle hissediyorum ama sonra bir bakıyorum midem ceset kaynıyor. Acıyla doluyorum, içimdeki acı gözlerimden akıyor. Aktıkça azalması gerekirken daha çok acıyla doluyorum.

Ben hiçbir zaman tam anlamıyla mutlu olmadım. ÇOK MUTLUYUM demedim mesela hiçbir zaman. Ya da mutluluğumun tadını çıkaramadım uzun uzun. Çünkü hep sonunda üzülen ben oldum. Kırılan, paramparça olan... Benim mutlu anlarım o yüzden hep mutsuz bitti. Birileri hep önüme çıktı engel oldu benim mutluluğuma. Çok bir şey istemiyordum halbuki ben, sadece o an mutluysam o gün boyunca o mutluluk hissini üstümde hissetmek istiyordum. Ama hiç yaşayamadım. Hep bir şey, birileri buna engel oldu. Teoman abimiz diyor ya, mutsuzluktan sarhoşmuş diye, işte benimkisi de öyle bişey.

Şöyle bir bakıyorum geçmişte yaşadıklarıma, Ve sanırım hepsini sildirmek isterdim.

Galiba ben yeniden doğmuş olmak isterdim.

Ya da doğmamak isterdim. Evet sanırım hiç doğmamış olmak isterdim.

Böyle rezil bi dünyaya böyle iğrenç insanların böyle sevgiden yoksun insanların yaşadığı bir dünyaya hiç gelmemeyi isterdim.

Ya da hafızamı kaybedip etrafımdaki insanları yeniden tanımayı isterdim. Ama biliyorum ki yarım aklımla yine aynı insanları sever aynı kişileri yanımda tutardım. Çünkü ben akıllanmak nedir bilmem. Çünkü ben hatalarımdan ders çıkarmam. Çünkü ben aptalın tekiyim.

Ağlayamadığım zaman kahkaha attım hep. Bu benim insanlara direnme şeklim. Ağlamak istemiyorsam birinin yanında gülerim. Salak gibi üzüldüğümü ya da kırıldığımı belli etmem kimseye. Salak gibi. Üzüldüğünüz bir olayı birine anlattığınızda "aman bu muydu üzüldüğün şey" demelerinin sebebi budur işte. Ya üzüldüğünüzü tam olarak belli etmezsiniz, ya da ne kadar acı çektiğiniz belli olmasın diye yaşadığınız şeyi basitleştirirsiniz. -ben gibi-  İnsanlar bu yüzden sizin acılarınıza basitmiş gibi tepki verirler. Bunu siz yaparsınız.

Anılarımı silmek istiyorum. Mutluyum dediğim tüm anlarımı yok etmek istiyorum.

Keşke öyle bir hastane olsaydı ve ben kafamın içindekileri sildirebilseydim. Keşke yapabilseydim.




Siz de sildirmek ister miydiniz?




Lady öper,
xoxo


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder