10 Eylül 2015 Perşembe

Diyelim ki affettim, hakkımı da helal ettim; Allah belanı vermeyecek mi sanıyorsun?

Selam

Caton'un bir sözü var: Lacrimis struit insidias cum femina plorat.

Yani diyor ki; "Kadın ağlarken, gözyaşlarıyla intikam planı hazırlar."

Yani kadınları hafife almayın beyler.


Ağlıyorum içim yanıyor ölüyorum sanıyorum her seferinde. Şuramda bir delik açıldı ve gün geçtikçe de büyümeye devam ediyor.

Öyle uzaktan seviyorum onu. Ona söylemek istediğim her kelimeyi dilimde parçalayarak seviyorum. Damla damla dökülürken kelimelerim, masum beyaz bir kağıtta seviyorum. (Cemal abimize selamlar)


Sonra kıskançlık krizlerim başlıyor yine. Yine ve yine. Ona bakan her kadını, yanında o kızı, diri diri yakıp küllerinde dans etmek istiyorum.

6 ay uzaktan izledim. Hiç karşıma çıkmadı. Ama sonsuz kez vücudumun her hücresi uyuştu. 7 kez Taksim'e gidip onu izledim. 23 ay defter tuttum. 20 şiir, 228 sayfa günlük yazdım. 2 kez yazmayı denedim, olmadı. 1 kez kader bana güldü. Ama hiç yanımda olmadı. Ben hep öldüm. 2 yıl oldu. Bir kez bile başkasını sevmedim. Bir kez bile beni sevmedi. Milyon kez öldüm.

Sevmeyecek de beni hiç, biliyorum.



Ama ben hala karşılaşma ihtimalimiz olan caddelerde turluyorum. Anlaşmak zorunda değiliz ki, gelse yanıma otursa, yeter.

Dünyanın küçük sesi, onu görünce çarpan o yüreğimin.


Sonra onu yine gördüm. Öylece ayakta duruyordu. Hayatımda hiçbir şeye bu kadar uzun ve bu kadar kaybetme korkusuyla bakmadım bir daha.


Ama bütün bu yaşadığım acıların hepsinin bir karşılığı olacaktır iananıyorum.



Lady,
xoxo

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder