25 Kasım 2016 Cuma




(gözlerinizi kapatın ve parçayı sonuna kadar dinleyin, yıldızları göreceksiniz.)


Yemyeşil bir tepede, yemyeşil çimlerin üzerinde uzandığınızı düşünün. Hafif ve ılık bir esinti var etrafınızda. Huzursuzsunuz ama birazdan içinizdeki o sıkıntı geçecek. Kulaklığınızda Agnus Dei tüm muhteşemliğiyle önce kulaklarınıza oradan kalbinize ve en sonunda da ruhunuza işliyor. Gözleriniz kapalı. Sadece müziğe odaklanmışsınız. Yavaşça, ama çok yavaş, göz kapaklarınız hareketleniyor ve gökyüzünün o eşsiz pırıltısını görüyorsunuz. Milyonlarca yıldız... Nasıl da güzel ışıldıyorlar. Binlerce anlam yüklemişsiniz yıldızlara, sanki onların buna çok ihtiyacı varmış gibi. Ama olsun. Geceyi seviyorsunuz ve gecenin o ıssız karanlığında tek arkadaşınız, yıldızlar. Milyonlarca yıldız bütün gece size eşlik ediyor. Ta ki o dayanılmaz ve rahatsız edici gün doğana kadar. Güneşin o rahatsız edici parlaklığı gözlerinizi kör ediyor adeta. Zaten bu yüzden geceyi daha çok seviyorsunuz. Geceleri bütün hüzünler serbest kalıyor. Gün ışığıyla birlikte yüzlere takılan o mutluluk maskeleri gecenin karanlığında dolapların en ücra köşelerine atılıyor.

Çekilen acıları düşünüyorsunuz yıldızlara bakarak. Bunca yıl, bütün dünyada, kim bilir ne kadar çok acı çekildi. Acı... Tanrının insanlık üzerinde oynadığı en pislik oyun. Acı çektirmek. Acı çektikten sonra güzel şeylerin geleceğiyle kandırmadılar mı hepimizi? Hangimiz unuttuk çekilen acıları? Hangimiz unuttuk acılarımızı? Unutmadık. Mutlu olduğumuz anlarda bile bir anda süzülmediler mi ruhumuzdan içeri?

Ama şimdi, şu an, tam da yemyeşil çimlerin arasında uzanmış yıldızları seyrederken, bütün acılarınızdan arının. Bütün üzüntülerinizden, bütün kederlerinizden. Hayat üzülmek için yeterince uzun değil. Anın tadını çıkarmak zorundasınız. Başka şansınız yok...

Yıldızlara isimler veriyorsunuz. Sevdiğiniz isimler, kulağınıza hoş gelen isimler... Ve hepsine, bütün yıldızlara bir anlam yüklüyorsunuz. Birbirine yakın duran yıldızları şekillere benzetiyorsunuz. Onların ışığından güç alıyorsunuz. İçinizdeki bütün hüzünleri ve acıları ruhunuzdan temizleyen o ışıklarını o kadar çok seviyorsunuz ki, ömrünüzün geri kalan kısmında hep yıldızları izlemek istediğinizi düşünüyorsunuz. Arındırıcı bir madde gibi. Bütün dünyayı aydınlatan gökyüzünün o eşsiz minik noktaları...

Parçanın doruklara ulaştığı o noktada, işte o noktada kendinizde bir güç hissediyorsunuz. Yıldızların o enerjisini o muhteşem enerjilerini içinizde hissediyorsunuz. Sahi, hiç gökyüzüne 'gerçekten' bakmış mıydınız daha önce? Bundan sonra bakacaksınız. Bakın. Gün içerisinde enerjinizi tüketen ne kadar çok şey yaşıyorsuuz hatırlasanıza. Ve günün sonunda enerjinizi yükseltmek için bu sefer kahve içmek ya da uyumak yerine başınızı dışarı çıkarın ve yıldızlara bakın. İçinizdeki her şeyi kusun. Canınızı sıkan ne varsa. Yıldızlar sizi dinleyecektir. Hiçbir şey kendinizi üzmeye değmez. Bunu sakın unutmayın. Gökyüzü hepimizin. Aynı gökyüzünün altındayız ve hepimiz aynı yıldızlara bakıyoruz günün sonunda.


Çimlerde uzanıyorsunuz. Yıldızları seyrediyorsunuz. O güzel pırıltılarını, sanki size göz kırpıyor gibiler... Kocaman evrende, milyonlarca yıldızın içinde gözünüze çarpan tek bir yıldız oluyor. İçlerinde gördüğünüz en parlak nokta. ' Muhteşem' diyorsunuz sadece. Sanki dinlediğiniz parçayla dans ediyorlar ahenkle. Gülümsüyorsunuz.

Yeniden gözlerinizi kapatıyorsunuz. Huzurlusunuz. Hafif ve ılık bir esinti var etrafınızda. Göz kapaklarınıza, kirpiklerinize, yanaklarınıza, dudaklarınıza, boynunuza, kollarınıza, ellerinize, parmak uçlarınıza ve ruhunuza kadar hissediyorsunuz bu esintiyi. Sanki bedeninizi sarıyor ve sizi bütün kötülüklerden koruyor gibi. Koruma kalkanınız gibi... Hissettiğiniz esintiyle birlikte bütün vücudunuz gevşiyor, huzurun verdiği o rahatlatıcı his bütün sinir uçlarınıza hücum ediyor ve kendinizi dingin hissediyorsunuz.

                                                                        O                                                                                 


Bu parçayı ne zaman dinlesem gözlerimi kapattığım an gökyüzü geliyor gözümün önüne.
Bu parçayı ne zaman dinlesem bütün vücudum ve ruhumla birlikte huzur doluyorum.
Bu parçayı her dinlediğimde beni bütün kötülüklerden koruduğunu hissediyorum.






Mutlu olun.
Dışarı çıkın ve mutlu olun.
Gökyüzüne bakmayı unutmayın.





xoxo,
Lady

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder