Geçenlerde burç yorumlarına bakasım geldi. Okudum ve aynen şöyle yazıyordu:
"Her 'seni seviyorum' diyene inanmayacak kadar 'seviyorum' diyenlerden zarar görmüştür Balık."
Arkadaşlar, yoruldum. Hayatıma girip beni alt üst edip sonra da defolup gitmelerinden yoruldum. Bu sefer ki tam olarak defolup gitmedi, arada kendini hatırlatmak amaçlı mesajlar atıyor. Yalak! Salak mı var senin karşında? Özledik belkiymiş, Ben buna inanacak kadar salak mıyım? Canım benim ya, zaten her zaman kendini haklı görürdü, her zaman onun dedikleri olmak zorundaydı. Oldu canım başka?
Çok sinirliyim ona. O kadar sinirliyim ki, artık kendimi tutamayacakmışım gibi hissediyorum. Ama tutuyorum şimdilik, hala direniyorum. Ama öyle bir an gelecek ki, ağzıma ne gelirse, bu zamana kadar ne hissettiysem ne düşündüysem onunla ilgili, tek tek hepsini söyleyeceğim ona. O günün gelmesini tabii ki istemiyorum ve gelmemesi için de elimden geleni yapıyorum, yapacağım da. Ama bu aralar iyi değilim. Sesini duymak istiyorum, görmek istiyorum. Onunla eskisi gibi konuşabilmek istiyorum. Bana her yazdığında tersledim çoğu zaman. Öyle yapmak zorundaydım çünkü üzülen taraf ben olacaktım biliyorum. Ha, şu an üzülen taraf ben değil miyim? Son bir kaç güne bakarsak ve bu son bir kaç gündür sürekli onu düşündüğümü düşünürsek, evet benim.
Size tecrübelerime ve hatalarıma dayanarak ayrıldıktan sonra yapmamanız gereken şeyleri söyleyeceğim:
1. Falcıya gitmek
Eveet. Ben de gittim. O kadar pişmanım ki şu an o kadını öldürmek istiyorum. Duygularını dışa vurmamız lazım dedi dedi dedi, al mutlu musun şimdi yalak kene?! Toplayamıyorum duygularımı yerlerden, toplayamıyorum kırılan kalbimin parçalarını... "Sen çok göz yaşı dökmüşsün bu çocuk için ama üzülmeee çünkü seni arayacaaak hem de Nisanın ilk haftası" dedi. Lan nisanın ilk haftasına kadar öleceğim ben burada. Siz siz olun kızlar, sakın ama sakın bir falcının söylediklerini kafanıza takıp da ümitlenmeyin. Olmayacak çünkü öyle bir şey. O sizi aramayacak, o size geri dönmeyecek ve o sizi bir daha sevmeyecek. Benim için de geçerli bu.
(ama illa ki derseniz nereye gittin ben akıllanmıyorum ben de gidicem, mail atın bana yazarım size adresini ve kadının adını)
2. Tripli şarkılar dinlemek
Bu dönemde dinlediğiniz şarkılar da çok önemli hale geliyor. Onunla birlikte dinlediğiniz şarkıları dinlediğinizde içinizde höykürmek derecesinde ağlama krizleri patlamaya başlıyor. O Emre Aydın "ama sen beni unutamazsın" diye başlıyor ya, eh be canım neden kalbimize saplıyorsun bıçağı? Benim durumum hepten fenaydı yalnız. Bruno Mars'ı çok severim ve maalesef o da Bruno'ya çok benziyordu. Hala bile bazen Bruno Mars dinlediğimde aklıma geliyor ve bir yerden sonra şarkıya katlanamamaya başlıyorum ve kapatıyorum. Ama tabii ki bu uzun sürmeyecek. O kim oluyor ki de ben sevdiğim şeylerden vazgeçmek zorunda kalacağım?
3. Abur cuburun dibine vurmak
En tehlikeli durum işte bu. Böyle zamanlarda kendini yemeğe vurmak daha doğrusu abur cubura vurmak sizi o an mutlu etse de (ki etmiyor) sonrasında acısını daha büyük yaşamanıza neden olacak bir olay. Çünkü KİLO ALACAKSINIZ. Yapmayın, boşuna kendinizi daha da kötü hissetmeyin. Aşk acısını unuttuktan sonra gerçek hayata geri döndüğünüzde ve aynaya baktığınızda dışbükey olmuş bir göbek ve koskocaman bir popo görmek istemiyorsanız, abur cubur yok.
4. Alkole abanmayın
Ah işte en sevdiğim. O içkiyi içersin, tripli şarkıları açarsın, cipsten bir iki atarsın ağzına. Sonra şişeyi sallayarak havaya bir şerefe yaparsın ve şarkıya eşlik edersin. İşte o andan sonra ipler kopar. Ya denk gelir (bana geldi), o sana birden mesaj atar. Ya da sen onu ararsın! Üç seçenek vardır ya telefonu açar ve normal konuşur ya telefonu açar fakat soğuk konuşmalarıyla sizin gecenizi mahvetmeyi başarır ya daaa telefonu açmaz. Hemen aklınıza kötü bir şey gelmesin büyük ihtimalle uyuyor olurlar.
Yapmayın. içki için ama mesaj falan atmayın ya da aramayın.
Bakın şimdi size şöyle anlatacağım. Bu zamana kadar hayatıma kim girdiyse hep onlar beni engellediler, numaramı sildiler işte efendime söyleyeyim, hangi sosyal medyadan takip ediyorlarsa takibi bıraktılar falan filan. Ben hiçbir zaman böyle bir şey yapmadım çünkü bana çok saçma gelir bu olay. Çünkü karşındaki insan bir ilişkiyi bitirmiş anladın mı? Sen onu takipten çıkarsan ne olur çıkarmasan ne olur, hani basit bir olay yani. Koskoca bir ilişkinin bitmesi daha çok etkiler beni, instagram'dan takibi bırakıp bırakmadığı ya da engelleyip engellemediği değil.
Bu beyefendi kendisi ayrılmak istedi hatta nedenini de söylemedi, yalan söyledi sadece, ama ne hikmetse hala arada yazıyor özledik belki falan diyor hala beni her yerden takip ediyor hala engelleme olaylarına da girişmedi, numaramı da silmedi??????
İşte bu durumda aklınıza hemen şunlar gelecek:
1. Bir erkek ayrıldıktan sonra size mesaj atmaya devam ediyorsa bu sizi özlediği için değil, size kendini hatırlatmak istediği içindir. Ya da canı sıkılmıştır, daha doğrusu yazacak kız bulamamıştır.
2. Özledim diye mesaj atan bir erkek özlememiştir. Sadece diğer konuştuğu, görüştüğü kızlardan sıkılmıştır ya da istediği şeyi alamamıştır onlardan ve son kez sizde şansını denemek ister.
3. Bir erkek sizi sosyal medyadan hala takip ediyorsa, snaplerinizi izliyorsa, numaranızı silmemiş ve sizi engellememişse, henüz hayatına biri girmemiş demektir. Yani daha da açık olmamı isterseniz eğer, sizi yedekte tutuyor demektir.
4. Hayatına biri girdiğinde, sizi her yerden silecek, engelleyecek ve siz hiç olmamışsınız gibi davranacak. Kendinizi buna hazırlayın şimdiden.
Bunları size söylerken aynı zamanda kendim için de söylüyorum. Çünkü benimde başıma gelecek bunlar yakın zamanda biliyorum. Çünkü karşımdaki insan değil. Çünkü karşımdaki ona verdiğim değeri hak etmeyen bir yaratık. Artık gözümde zerre değeri olmayan ve umrumda da olmayan bir kişi.
Bir de bana şarkı gönderdi o gece.
"Bahsetme kimselere yaramızda kalsın,
sığmadık şehirlere, şiirlere taştık.
unutmadım yine, bir büyüklük bende kaldı.
kadehler kırıldılar sana bu gece."
İki yalnız bir doğru edebilirdik şimdi ayrı şiirlerde yaşar gibiyiz öyle mi?
Umarım ölürsün deniz.
xoxo,
lady
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder