Bir kaç gündür kötüydüm. Durup dururken ağlamaya başladım falan. Ama normalde herkesten gizli ağlayan ben, bu sefer kendimi tutamadığım için mammitamın yanında da ağlamaya başladım. Şaşırdı kadın tabi birden ağlamaya başlayınca. O sıkıldığımı düşündü anlatmamı istedi ama anlatmadım. Ne diycem ki? O da beni anlamıycak sonuçta.
Ama bugün biraz daha iyiyim. Hatta iyiyim. Ona çok az daha yakınım. Nasıl bir cümle oldu tam anlamadım ama. Yani şey yakın değilim ama numarası elimde olduğu için bir telefon uzakta gibi bir şey işte.
Aslında biliyor musunuz bence ben dedektif falan olmalıydım. Reklamcılık benim neyime. Bana en uygun meslek dedektifçilik. Telefonunu buldum dolayısıyla göz yaşlarım biraz dindi. Numarasını napıcaksam? Arayacak halim yok. Hem arasam ne diycem ki?
"Ya canım bak şimdi sen beni tanımıyorsun ama ben seni tanıyorum, biliyorsun. Şimdi şöyle oldu, ben iki senedir seni tanıyorum ve son zamanlarda senden başka bir şey düşünemez oldum. Seninde payın büyük bunda. Hiç öyle ben ne yaptım diye düşünme. İyi insansın diye insanlara böyle yakın davranınca doğal olarak kafa karışıklığı yaşanabilir. Buna karşı gelemezsin. Neyse konumuz bu değil. Ben seni aradım çünkü bazı şeyleri bilmeni istiyorum. Kaç yaşındasın bilmiyorum benden kaç yaş büyüksün tahmin edemiyorum, allasen doğum tarihini niye bir sır gibi saklıyorsun? Kaç yaşında olduğunu merak ediyorum. Seninle görüşmek istersem bu ne kadar sürer onu merak ediyorum. Sonra ne biliyim, arkadaşlarının yanında nasılsın onu merak ediyorum. Cana yakın mısın, yoksa sadece siyaset konuşan ciddi bir insan mısın merak ediyorum. O küçük şeytan sevgil -pardon biraz kaptırdım kendimi- kız arkadaşınla nasıl konuşuyorsun merak ediyorum. Ben aslında seninle ilgili her şeyi merak ediyorum. Yakışıklı mısın, bilmiyorum kabul et pek değilsin. Ya da şöyle söyliyim, hemen bozulma sende. Kızların gözünü alamadıkları erkek tipleri olur ya, ki ben genelde o tipleri pek sevmem, heh işte onlardan değilsin. Kabul et sende. Asi çocuksun sen. Uzun saçların ve iyimser tavrınla tezat oluşturan bir asi tavrın var. Bu yüzden aşık oldum ben sana. İmkansızsa imkansız be napiyim yani gönül bu, durdurabiliyorsun sanki. Ona aşık olmamam lazım dediğin oldu mu hiç? Olmadıysa bilemezsin tabi ama ben biliyorum. Kalp, beyni dinlemez. Kafasına göre takılır. Yani kısacası Bay Hacker, seni merak ediyorum. Ufacık bir saniye hatta salisede bile hayatında yer ediyorum ve bu beni çok mutlu ediyor. Bunu bil istedim. Bir şey beklediğim yok sadece içimde tutmaktan yoruldum. Acı çekiyorum ve sen de bil istedim. Kendine iyi bak Bay Hacker. Biraz fazla konuştum kusura bakma. Hoşçakal."
Bence oldu bak böyle dersem kesin afallar. Afallasın zaten aptal. Bunun yüzünden çoğu şeyden nefret ettim. Kıştan nefret ettim, kardan nefret ettim. Karda yürüyemememden bile nefret ettim.
Bana yaşattıklarının yanında onun afallaması hiçbir şey değil. Gerçi böyle bir konuşma olmayacak tabii ki ama olduğunu var sayarsak, bir şaşırır kabul edelim.
Biraz daha iyiyim. İyi olmak zorundayım zaten başka ne yapabilirim ki? Hayatımı, en azından onu unutana kadar, sürekli ağlayarak geçiremem sonuçta.
Lady öper,
xoxo
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder